Ev’e Dönüş Yok ! | Lavarla ! – Önsöz
Merhabalar yeni ve aşağıda sıralayacağım bir kaç şarkının uzun zamandır ilham olduğu ve yavaş yavaş şekillenen bir hikaye ile huzurlarınızdayım. Umarım bu hikayeyi hissettiklerimi hissettirebilerek ve aklımdakileri eksiksiz sizlere aktarabilerek yazabilirim. Kitabı yazmaya karar verdikten sonra karakterleri birlikte tutabileceğim bir ortam aradığımı söylediğimde bana voleybolu öneren arkadaşım ve okuyucumu dinledim. (Bak nadiren de olsa dinliyorum seni(: ). Ben her kitabı yazarken karakterleri yaratıp sonra isimlerini koyarım birbirlerinin kaderlerindeki rollerine ve kendi karakterlerine uygun isimleri olsun diye. Bu hikayedeki her bir karakterde öyle. Ve her şarkının sözleri de öyle. Hatta satır aralarında duran cılız betimlemelerde karakterlerin gelecekteki kaderlerine dair atıflar barındırmakta. Elbette benden izler ve parçalar olmasa olmaz. Zaten birinin müzik listesi onun en mahremi değil midir? Ama belkide bir şarkıdan anladıklarımız çok farklıdır?
İşte, hikayeyi aklımda kurgulamamı sağlayan ve bir nevi ilham olan şarkılar sıralı tam liste:
1.Anıl Piyancı ve Perdenin Ardındakiler – Yağmurlar
2.KÖFN – Bi’ Tek Ben Anlarım
3.Sufle – Panik Ataklar
4.Deeperise ve Emir Can İğrek – Saman Sarısı
5.Mustafa Sandal – Bir Anda (Remix)
Her gerçek hikaye bir ayrılık, terk ediş ile başlar, ya da bir ihanetle veya bir yolculukla. Zaten bir ayrılıkta bir tür yolculuktur. Ve bir ihanette bir yolculuktur. Hatta bir yolculuk bir ayrılıktır ve bir yolculuk aynı zamanda bir ihanettir. Ve tüm yollar eskiye dönmemek için yürünür. Çünkü yol bir yere gitmez. Yol orda öylece durur da… Durur da, işte aslında zaman bizi yolla avutur. Bu nedenle “Eskiye Dönüş Yok’tur. Zira, ziyadesi ile aşık olmak demek, kendini terk etmektir aslında.
Lavarla’da bir aşk hikayesi. Bir kadında dönüşümün olasılıklar dağılımı…
Hikaye tam şu an siz bu satırları okurken gelişmekte…
Kim bilir okuyup satır aralarına döktüğünüz fikirler ile hikayenin kahramanları, hikayeye yön verir?
Lavarla bir denizcinin çapası gibi hala o bataklık şehirde mi?
Geçmiş ve geleceğin birleştiği şu anda, gerçek bir hikaye, gerçekliğe dayana dayana yazılıyor. Kader yazarın elinde mi, yoksa okuyucunun elinde mi? Belki de kader kahramanların kendilerini bulma hikayesinde…
Bazen bir yerden sonra geri dönemezsiniz. Bazen daha başlamadan herşeye geç kalmış olabilirsiniz.
Lakin aşk bir başlangıcın tetikleyicisidir ve bazen nadir de olsa gerçek, tüm çıplak varlığı ile ordadır da, biz insanlar göremeyecek kadar vazgeçmişizdir.
Umarım bu aşkın sonu mutlu biter. . .
İyi okumalar dilerim.

